Monday, August 6, 2012

Neden “Hayir” diyemiyoruz?


"Hayir" demekte "evet" demek kadar pozitiftir.  "Hayir" diyememekle hayatimizi nekadar zorlastirdigimizi, enerji kaybimizi idrak edebilmis olsak eminim “hayir” kelimesini hayatimiza daha cok katardik. Gelelim neden "hayir" diyemiyoruza. Bircok seyde karsimiza bir bariyer olarak cikan korkularimiz. Kaybetme korkumuz, sevilmeme korkumuz, yalniz kalma korkumuz, ve ne istedigimizi bilmememiz. “Hayir” diyemeyen insanlar baskalarin beyinlerinde dans ederler. Onlari mutlu edebilmek icin nelerden hoslanip hoslanmadiklarini cok iyi bilirler. Hayir diyemeyen inslanlar genellikle iyi olmaya calisan nazik inslanlardir. Nezaketi iyilikle karistirmamak gerekir.
Burada baska bir paradox daha vardir. “Hayir” diyemeyenlere diger insanlar saygi duymazlar. Cunku kibar davranislari garantiye alinir, magdur ve onemsiz bir insan muamelesi gosterilir. Insanlar “hayir” cevabina saygi duyarlar. Sizde hayir diyemeyenlerdenseniz hayatiniza biraz “hayir” cevabini  katin. Boylece baskalari da sizden “evet” cevabini aldiklarinda sizi daha cok taktir ederler ve gercekligine daha cok inanirlar. 
Bunu yapabilmek icin cevap vermeden once kendinize biraz zaman verin. Bir saniye fazladan dusunme sansi bile size yardimci olacaktir. Ne istediginizden emin olun. ‘Hayir” cevabiyla kendi gereksinimlerinizi karsilayabildiginiz icin kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Unutmayin “hayir” diyebilmek kendinize verdiginiz degerin gostergesidir. Sizin kendinize verdiginiz degeri basklarida farkedecek ve size daha saygi duyacaklardir. Baskalarina olan sevgi ve sayginizi da verdiginiz “evet” ve “hayir” cevaplariyla kiyaslamayalim.

“Hayir” diyemeyen herkese “hayir”li gunler diliyorum.

Sevgiler,
Didem EGE

No comments: